Bu topraklarda kadınlar yüzyıllar boyunca sessiz kaldı. Bu sessizlik bilgisizlikten değil, zamanla alıştırılmaktan doğdu. Birçok kadın okula gidemedi, söz söyleme hakkı bulamadı ve kendi kazancını elde edemedi. Zamanla üretimden koparıldılar, ardından evin içine çekildiler ve sonunda görünmez hâle geldiler. Oysa bu coğrafyada kadın geçmişte toprağın ortağıydı; eker, toplar, dönüştürür ve hayatın tam merkezinde yer alırdı. Zaman geçtikçe kadının emeği önce fark edilmez oldu, ardından “kadın çalışmaz” şeklinde bir inanca dönüştü. Bu düşünce, nesilden nesile aktarılan bir tabu hâline geldi.